Bozkırın Ortasındaki Havuz Keyfi
Bizim ev havuza karşı. Kuzey Batı cepheli. Kışın güneş görmüyor gibi, bol bol da kuzey rüzgarı alıyor.Şimdi yazın saat 14.30 da evimize güneş vuruyor ve batıncaya kadar güneş görmekteyiz. En az 5 saat. Kışın evin diğer kısımlarına göre soğuk olan salon evin en sıcak yeri olmaya başladı artık.
Şimdi yaz geldi, havalar ısındı ya, bizim kız balkona çıkıp alnını cama dayayıp durmadan havuz lafı etmeye başladı.
-Ne zaman ben yüzecem anne? Beni niye havuza üye yapmıyorsunuz? Herkes yüzüyor ama ben niye yüzemiyorum? Her defasında bu sorulara muhatap olup çocuğu ikna edecek bir cevap bulmak kolay olmuyor.Hele bizimkini?
-Kızım paramız yok demekle başladık ilkin bu sorulara cevaba. Sonra bu da fayda vermedi, mikrop kaparsın dedik, o da fayda vermedi, belki bir ara götürürüz, bizi bu kadar sık boğaz etme demeye başladık olmadı, bak ben çalışıyorum, nöbetim var, gelince de yatıyorum, gün akşam oluyor sonra, o kadar kısa zamanda sen havuza doymazsın filan dediysek de olmadı. Bu ısrarlı soru ve havuza gitme isteğinin önüne geçemedik. Bir iki defa eşime al sen götür havuza girsin dedim, O'nun da cevabı hayır oldu, '' Ben onu alıp gezmeye götürüyorum, oyalıyorum, hatırlatma konuyu'' diyerek bana çıkıştı.
Eğer ben eşimi tanıyorsam bu benim başıma patlayacaktı. Nitekim içime doğanlar da başıma geldi geçtiğimiz pazar günü.
Bu havuz meselesini hemen çok çok gündeme getiren bir olay geçen hafta Selin'in halasının bize gelmesi ile patlak verdi. Halamız fakirlere vermek üzere iki poşet eşya ve şu an bir yetişkin olan küçük kızının aslanları, kaplanları ile geldi. Selin de şöyle bir baktı oyuncaklara, sonra hiç ilgilenmedi bile şimdi bir dolaba kaldırdım oyuncakları. Konudan ayrılmadan anlatmaya devam edeyim bende, hala biraz balkonda oturayım dedi. Sandalye aldı, camın kenarına havuzu ve bahçeyi görecek şekilde yerleşti. Selin de hemen halasının kenarına ikinci sandalyeyi koydu ve yarısı sandalyede diğer yarısı halasının sol yanına gelecek şekilde biteviye konuşuyor, tıpkı bir yetişkin insan gibi. Hala yeğen sohbet ediyorlar. Hala da manzaranın güzelliğinden, yüzenlerden, kayanlardan ilgiyle söz edince Selin'in isteği yeniden kabardı.
Halasına bahçeyi ve havuzu gezdirmeyi kafasına koydu. Halası vaktim yok, eve gitmem gerekiyor başka zaman gezdirsen olmaz mı dedikçe küstü işi ağlamaya kadar vardırdı.Çaresiz hala kabul etti bende yanlarında olmak üzere havuza gittik. Saunayı, hamamı, spor aletlerinin olduğu salonu gezdikten sonra bahçeye çıkıp havuza da bakıldı. Tam ayrılırken:
-Danışmadaki genç kıza günü birlik ne kadar? diye sordum.
-Sitede oturanlar için 10 YTL. deyince Selin havalara uçtu. Benim param var benim paramdan öderiz değil mi? diye yerinde duramaz oldu. İşte bu havuz gezintisi bizim kızın aklını başından alan olay oldu.
Eve geldik havuz, yatıyoruz havuz. Ertesi sabah kalktık havuz. Ben neyse de erkekler böyle sıkılıklara hiç gelemiyor, suratlarını asıp duruyorlar. Benim eşim de aynen böyle yaptı. Bu erkeklere kızıyorum yani biraz. Azıcık olaylara esprili yaklaşmazlar, her şeyi büyütürler. Eşim de büyüttü.
Cumartesi akşamı nöbete gideceğim. Selin:
-Anne beni havuza götürür müsün? deyip durmakta. Benim saat 14.30 da otobüse binmem gerekiyor. Kahvaltıdan sonra yemeklerini hazırlayıp ancak otobüse yetişirken kızımı nasıl yüzmeye götüreyim. Anlatamadım bunu kızıma. Küstü, ağladı vs.
Akşam durmadan beni arıyor:
-Anne yarın havuza babam beni götürebilir mi?Ha anne?
-Baban için söz veremem ama ben kalktıktan sonra seni götürmeye çalışacağım dedim.
Bu yeterli olmadı tabii yine huysuzluklar,sitemler vs.
Neyse sabah oldu ve ben eve dönüyorum artık. Saat 10.00 gibi eşim beni otobüs durağından almaya geldi. Önde bir kafa görüyorum: Selin.Bu kadar erkenden neden kalktı bilin bakalım. Cevabı çok basit : HAVUZ
-Kızım neden bu kadar erkenden kalktın ki? Uykunu alsaydı ya anneciğim.
-Uykumu aldım ben!
Almadı, yalan, heyacandan uyuyamadı yavrum. Eşim götürmezse bu gün ben uykumdan fedakarlık yapıp çocuğumu götürmeye karar verdim.
Saat 11.00 de kahvaltıdan kalktık.
-Ben yatmaya gidiyorum Selin. Saat iki buçukta ben kalkarım. Seni havuza götüreceğim, dedim.
-Yalan söylüyorsun, neden uyuyorsun ki, şimdi gidelim!
Ben bunlara kulaklarımı tıkadım ve gidip yattım.Saat 2.40 da uyandım.Selin odada imiş. Belki de ona uyandım.Babasına:
-Annem uyandı baba, vallahi ben uyandırmadım! diye sevinçle söyledi. Ah şu havuz. Çocuğumdaki özlem. Eşim de traşa başlamış. Ben de kalkıp hazırlıklarını yaptım. Mayolar, havlular,plaj çantasına kondu. Kolluk ve simit alındı. Evden çıkılıp asansöre binildi, bahçeden geçilerek havuza gelindi. Ben girmeyeceğim dedim. Baba kız 20 YTL. ödediler ve bir boş şezlong bulunup oraya yerleşildi. Aslına bakarsanız benim de ilk havuz maceram bu. Ben şemsiyenin altına yerleştim. Önce günlüğümü yazdım, sonra da EMİLE ZOLA'nın TOPRAK isimli romanını okumaya devam ettim. Selin o kadar heyacanlı ki. Hemen çocuk havuzuna yöneldi. Titreyerek suya girdi. Alışınca hoşuna gitti galiba. Küçük de bir kaydırak koymuşlar havuzun yanı başına. Kaydıraktan kayıp cup havuza düşüyorlar. Eşim ben mayolu olmadığımdan ve hep oturduğumdan olsa gerek çok iyi bir performans sergileyerek Selin'e baktı. Kontrol etti.
-Büyüklerin havuzuna girsin de yüzmeyi öğrensin dedim.1.20 metrelik yerleri uygun. Babasının nezaretinde burada epey kolluk ve simitleri ile yüzdü. Geldi:
-Acıktım dedi. Tost söylendi. Üçümüz yedik. Tekrar havuza girdi.Girerken:
-En sonuna kadar buradayız,saat 7'de buradan çıkacağız tamam mı?
-Tamam, tamam, yediden önce çıkmak yok dedim
Pazar günü olması nedeniyle havuz bir hayli kalabalık. Çayyolu ve Ümitköy'den oturanlar üye yada günü birlik olarak geliyorlar galiba. Bilboardlarda havuzun reklamını görüyorum.Doru Park demiş işletmen adına.
Sık sık bozkırın ortasına böyle bir site inşaa ettiren Aytekin Bey'i ve emek verilirse her yerde neler yapılacağını düşündüm. Başımı zaman zaman bloklara çevirdim. Apartmanlar bütün heybeti ile havuza bakarken, tam karşımıza yolun üst tarafında tepelere doğru yükselen bloklar toz duman içinde çalışmalarını sürdürmekteler.Yarın öbür gün buralara da insanlar taşınacaklar. Bu insanlar da bizim havuza üye olacaklar. Çook daha kalabalık olacak o zaman. Şimdiki gibi temiz kalabilir mi diye aklımdan geçirdim. Zaman zaman sert bir rüzgar vadiden yamaçlara doğru esip gitmekte. Güneş batı ufkuna gelmiş, evine gitmekte iken pazar günkü bozkırdaki havuz keyfi evde duş alma ile noktalanmış oldu.


